Yahudi En Büyük Silahını Kaybediyor
- Dr.Aliosman Dağlı

- 4 gün önce
- 2 dakikada okunur
Binlerce yıllık Yahudi tarihini iki ana başlık altında inceleyebiliriz. İlki hükümranlık ve galibiyet, diğeri ise esaret ve sürgündür. Yahudi misyonerleri seçilmiş ırk olduklarını ve diğer insanlara sözde üstünlüklerini delillendirmek için Hz. Davut ve Süleyman (a.s lar) dönemine işaret ederken, finansal olarak bütün insanlığa, siyasi ve askeri olarak da Filistin halkına olan zulümlerini kamufle etmek için Bâbil ve Roma sürgününe, İspanyol ve Alman soykırımlarına delalet etmektedirler. Dünya siyasetinde uyguladıkları tek strateji tarih boyunca spekülasyondan ibaret olagelmiştir. Güç yetiremediği toplumların içine casuslar salıp fitne çıkararak, ve kendilerine rakip gördükleri organizasyonları karalayarak varlıklarını sürdürüp düzenlerini devam ettirmişlerdir. Tefrika'nın olduğu her yerde Yahudi izini görmek mümkündür. Öyle ki tefrikayı başkaları bile yapsa kendilerine mal ederek esrarengiz bir güç oldukları hissiyatını vermeye çalışırlar. Çoğunlukla taşeron kullanmayı tercih eden Yahudiler, bazen bu ilişkinin anlaşılmaması için görevlendirdikleri hanedan, ülke, kurum ve kuruluşlardan zulüm görüyormuş algısı oluşturabilmektedirler. Ancak en tesirli silahları mağduriyettir. Gözlerine kestirdikleri gerçek ya da tüzel kişileri anti-semitizim yapmakla suçlayarak baskılamakta, ırkçı ve faşist olmakla suçlamaktadırlar. İletişim imkanlarının genişleyip dünyanın her yerine bilginin hızlı bir şekilde ulaşabilmesi çoğunlukla siyonistlerin kullandığı bir araç olsa da, son Gazze olaylarında bu durum tersine dönmüş görünmektedir. Eğer siyonistlerin Gazze başta olmak üzere Filistin ve dünyada yaptıkları zulümler gerektiği gibi anlatılacak olsa, ellerindeki en büyük silah olan mağduriyet algısı tamamen tesirini yitirecektir. Ancak korkumuz şudur ki, satın alınan bazı gazeteci, yazar ve fikir adamları bu olaydan bile bir mağduriyet çıkarıp, siyonistlerin ekmeğine yağ sürebilirler. Bu duruma karşı ilim, fikir, ve siyaset adamlarının son derece uyanık olması ve onların buna yönelik hamlelerini etkisiz hale getirmeleri elzemdir. Aksi takdirde Siyonistlere kaşı elde edilen bu fırsatın, kısa ve orta vadede tekrar ele geçirilmesi zor görünmektedir.
Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz ki, Siyonistlerin stratejileri iyice anlaşılıp deşifre edilmedikçe niyetlerini kestirmek zordur. Niyetlerini kestirdikten sonra da en kısa süre zarfında en geniş kitlelere ulaştırmak elzemdir. Aksi takdirde Siyonist Yahudiler kaldıraç yöntemini kullanarak daha yüzlerce yıl manipülasyonlarına devam ederek statükolarını koruyabileceklerdir. Dolayısıyla başta Filistin olmak üzere dünyanın birçok yerinde kan ve gözyaşı akmaya devam edecektir.
Dr. Aliosman DAĞLI 15.12.2023 / CUMA


Yorumlar