Tercihlerimizde Öncelik Dengesi
- Dr.Aliosman Dağlı

- 5 gün önce
- 1 dakikada okunur
Modern dünya; ihtiyaç ile lüksün, hakikat ile zannın birbirine karıştığı devasa bir gürültü alanıdır. Bu karmaşada ruhumuzu ve istikametimizi korumanın yolu, kadim bir "öncelikler fıkhı" inşa etmekten geçmektedir. Hayat, sadece rastgele yapılan seçimlerin toplamı değil; neyin daha mühim olduğuna dair verdiğimiz kararların bir neticesidir.
Bu öncelikler hiyerarşisinde ilk adım; manevi olanın maddi olana, dini hassasiyetlerin dünyevi beklentilere tercih edilmesidir. Ancak bu tercih, körü körüne bir vazgeçiş değil; eşyayı ve olayları Allah katındaki değerine göre tartma sanatıdır. İslam hukukunun klasik tasnifi olan "zaruriyat, haciyat ve tahsiniyat" sıralaması, bu dengenin omurgasını oluşturur. Birini diğerinin önüne geçirmek ya da konforu zaruret sanmak, hayatın ritmini bozar.
Günümüzde algılarımız, medya ve toplumsal kabuller tarafından kuşatılmış durumdadır. Bir zamanlar lüks ya da "tahsiniyat" sayılan pek çok unsur, bugün medyanın dayatmasıyla "vazgeçilmez bir zaruret" gibi pazarlanıyor. Oysa gerçek bir mümin, yaşamsal öncelikleri kültürel alışkanlıklardan ayırmayı bilmeli; ihtiyaçlarda "doyumu" değil, "yeterliliği" esas almalıdır. Zira doyumsuzluk, haris bir tüketim sarmalına davetiye çıkarır.
Unutulmamalıdır ki şartlar değiştikçe öncelikler de yer değiştirebilir. Savaş ve barış zamanları, kıtlık ve bolluk dönemleri kendi fıkhını oluşturur. Normal zamanlarda evin idaresi belli bir hiyerarşiye tabiyken, kriz anlarında koruma önceliği zayıf ve muhtaç olanlara geçer. Bu esneklik, dinin hayatın her anına dokunan dinamik yapısının bir göstergesidir.
Hayat sermayesini doğru harcamak, sadece çok çalışmakla değil, doğru yere emek vermekle mümkündür. Önceliklerini ilahi ölçülere göre belirlemeyenler, başkalarının inşa ettiği bir gündemin figüranı olmaya mahkûmdur. Eğer her işimizi vaktinde ve hak ettiği değerle yaparsak, dünya hayatı bir kargaşa olmaktan çıkıp huzurlu bir menzile dönüşür. Mahşer günü bizlere sorulacak olan hesap; sadece ne yaptığımızla ilgili değil, neleri neye tercih ettiğimizle de ilgili olacaktır.


Yorumlar