top of page

Lİ KÜLLİ MAKÂMİN MAKÂL

  • Yazarın fotoğrafı: Dr.Aliosman Dağlı
    Dr.Aliosman Dağlı
  • 12 Ara 2025
  • 2 dakikada okunur

Hz. Peygamber “sallallahü aleyhi ve sellem” her konuda olduğu gibi hitabette de bizim için en güzel örnektir. Belagat, münazara ve usûl-i fıkıh kitaplarının bizlere öğrettiği en önemli düstur, zaman, mekân, şartlar ve muhataplara göre bir konuşma usulü belirlemektir. Kur’an-ı Kerim bazı hakikatleri muhataplarına farklı üsluplarla beyan etmiştir. Bunun hikmetleri, “uslûbü’l-Kur’an” ilminde tefsir âlimleri tarafından çeşitli yönlerden açıklanmıştır. Mesela Saff Suresi 8. ayette Allah’ın “celle celaluhu”nuru mücmel şekilde şöyle ifade edilir: “Onlar ağızlarıyla Allah’ın nurunu söndürmek istiyorlar. Hâlbuki kâfirler istemeseler de Allah nurunu tamamlayacaktır.” Buna karşılık “Nûr Âyeti” diye bilinen Nûr Suresi 35. ayette ise bu İsm-i Şerif ediplere hayranlık uyandıracak bir üslupla uzun uzadıya misallendirilmiştir: “Allah, göklerin ve yerin nurudur. O’nun nurunun temsili şudur: Duvarda bir hücre; içinde bir kandil, kandil de bir cam fanus içinde. Fanus sanki inci gibi parlayan bir yıldız…” Kur’an kıssalarının en önde gelenlerinden Hz. Âdem ve Hz. Musa’nın kıssaları da farklı üsluplarla bizlere beyan edilmiştir. Aynı durumu hadis-i şeriflerde de görmek mümkündür. Hz. Peygamber “sallallahü aleyhi ve sellem” muhatabının idrak seviyesine göre hitap eder ve bu tutumuyla bizlere numune-i imtisal olurdu. Mesela, “Amellerin en faziletlisi hangisidir?” sorusuna farklı zamanlarda farklı cevaplar vermesinin temel hikmeti, muhatabın kişisel durumuna, ihtiyacına ve o anki şartlarına göre en uygun yönlendirmeyi yapmaktır. Bu yaklaşım, herkes için tek tip bir tavsiye yerine, İslâm terbiyesinin hedefe yönelik ve bireyselleştirilmiş bir metotla verilmesini sağlamayı amaçlar. Daha sonraki dönemlerde de Kur’an ve Sünnet’ten feyiz alan İslâm büyükleri, muhatap kitleye göre aynı mevzuyu farklı eserlerinde farklı tarzlarda ele almışlardır. Mesela İmam Gazzâlî, “Eyyühe’l-Veled” adlı eserinde tasavvufu eski bir talebesine özlü bir şekilde anlatırken; “İhyâ”da vaiz ve sûfîlere geniş bir anlatım sunmuştur. “Kimyâ-yı Saadet”te avam halkın dili olan Farsça ile yazarak “İhyâ”yı özetlemiş; ulemanın bazı tenkitleri üzerine ilmî bir üslupla kaleme aldığı “Minhâcü’l-Âbidîn” ise daha çok âlimlere yönelik olmuştur. Benzeri bir yaklaşım İmam Birgivî’de de görülür: Birgivî, avam için “Vasiyetnâm”e adlı eserini Türkçe ve öz bir şekilde yazarken, ulemaya yönelik “Tarîkat-ı Muhammediyye” adlı eserinde daha ilmî bir Arapça üslup tercih etmiştir. Bu örnekler, “Li küllî makâmin makâl” (Her makam için söylenecek bir söz vardır) düsturunun ilim ve irşat yolunda vazgeçilmez bir metot olduğunu gösterir. Ne var ki günümüzde, başta medya vaizleri olmak üzere birçok meşhur şahıs gerek geleneksel gerekse sosyal medyada muhatap kitlenin ihtiyaçlarını dikkate almadan, yalnızca haklı çıkmak veya nefislerini tatmin etmek için pervasızca konuşabilmektedir. Gerekli altyapıya sahip olmayan birçok izleyicinin ya kafası karışmakta ya da inancı zedelenmektedir. Bu durum günümüzde telafisi zor bir hâl almış; fetva hatları ümmetin dinî bilgi ihtiyacını karşılamak yerine adeta kafa karışıklığını gidermek gibi ikinci bir görev üstlenmek zorunda kalmıştır. Sosyal medya fenomenleri ise duyulmadık ve bilinmedik şeylerin tıklanma oranını artırdığını fark ederek adeta yangına körükle gitmektedir. Bu konuda gerekli duyarlılık önce ilim adamlarında, ardından da halkta oluşturulmadıkça dine bakışın giderek daha da laubali bir hâl alacağını öngörmek zor değildir. Dinî tebliğde muhatabın seviyesine inmek, nefsî tatminden uzak durmak ve hitap edilen kitlenin kapasitesini gözetmek, İslâmî irşat metodunun temel yapı taşlarındandır. Aksi takdirde dinî bilginin yaygınlaşmasından ziyade inanç zafiyetine yol açan bir karmaşa ortamı oluşacak; bu da hem ferdî hem de toplumsal huzuru derinden etkileyecektir. Bu sebeple, ilmî sorumluluğa uygun, ölçülü ve muhatabını gözeten bir dil kullanmak hem hakikatin saygınlığını koruyacak hem de toplumun huzurunun devamına katkı sağlayacaktır.




 
 
 

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
bottom of page