top of page
Tüm Makaleler


Normalleşme Süreci Olarak Seyr-i Sülûk “Fıtrata Dönüş Yolculuğu”
Yüce Allah, insanı "ahsen-i takvim" üzere yaratmış ve mükerrem kılmıştır. Ancak dünya hayatının dağdağası, nefsin bitmek bilmeyen arzuları ve çevresel faktörler, insanın bu saf fıtratında bozulmalara yol açabilmektedir. Tasavvuf literatüründe "seyr-i sülûk" olarak adlandırılan manevi yolculuk, sanılanın aksine fıtratı aşan olağanüstü güçlere ulaşma çabası değil; bu dejenere olmuş yapının aslına dönmesi, yani bir "normalleşme" sürecidir. Sünnet-i Seniyye tetkik edildiğinde, Hz

Dr.Aliosman Dağlı
18 Oca


Sosyal Rehabilitasyon Merkezleri Olarak Tekkeler ve Toplumsal İhya
Toplumun kültürel, dini ve sosyal tekâmülü, bireylerin iç dünyaları ile dış dünya arasındaki dengeyi kuran kurumların varlığına bağlıdır. İslam medeniyetinde bu ihtiyacı karşılayan ilk çekirdek yapı, Hicret’in ilk yılında Mescid-i Nebevî’nin bitişiğinde kurulan "Suffe"dir. Zaman içerisinde ribat, hangâh, zaviye ve dergâh gibi isimlerle kurumsallaşan tekkeler, özünde Suffe’nin "insan inşa etme" vazifesini devralmış ve tarihin en etkin sosyal rehabilitasyon merkezleri olarak hi

Dr.Aliosman Dağlı
18 Oca


Silsileden Hanedana
Henüz sahabe neslinde oluşmaya başlayan bazı ilmî ve irfanî kümeleşmeler, çeşitli silsilelerin oluşmaya başlamasına öncülük etmiştir. Hz. Ali (kerremallâhu vechehû) ile Hasan-ı Basrî (radiyallâhu anh) ve Hz. Ali ile Hz. Hasan’ın (radiyallâhu anhüm) kanalı ile gelen silsileler bu konuda en bilinenleridir. Tabii bu iki örnekten de hemen göze çarpacağı üzere, bu silsilelerin birinde akrabalık ilişkisi varken diğerinde milliyet ilişkisi dahi yoktur. Çünkü Hasan-ı Basrî, babası az

Dr.Aliosman Dağlı
18 Oca


Nakşibendî-Hâlidî Geleneğinde Manevi Hiyerarşi
Tasavvuf yolu, Yüce Allah’ın (c.c.) kulları arasında tesis ettiği fazilet derecelerine dayalı bir tekâmül sürecidir. Nakşibendî tarikatı, tarihsel süreçte Sıddıkiyye’den Hâlidiyye’ye uzanan geniş bir silsilede, her dönemin ihtiyacına göre kendini yenileyen köşe taşları tarafından şekillendirilmiştir. Özellikle Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî dönemi, yolun kurumsal bir hiyerarşiye ve geniş bir irşad ağına kavuştuğu en parlak evrelerden biridir. Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî, irşad faaliyetl

Dr.Aliosman Dağlı
18 Oca
bottom of page
