top of page
Tüm Makaleler


Nakşibendî-Hâlidî Geleneğinde Manevi Hiyerarşi
Tasavvuf yolu, Yüce Allah’ın (c.c.) kulları arasında tesis ettiği fazilet derecelerine dayalı bir tekâmül sürecidir. Nakşibendî tarikatı, tarihsel süreçte Sıddıkiyye’den Hâlidiyye’ye uzanan geniş bir silsilede, her dönemin ihtiyacına göre kendini yenileyen köşe taşları tarafından şekillendirilmiştir. Özellikle Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî dönemi, yolun kurumsal bir hiyerarşiye ve geniş bir irşad ağına kavuştuğu en parlak evrelerden biridir. Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî, irşad faaliyetl

Dr.Aliosman Dağlı
4 gün önce


İslam Siyaset Düşüncesinde Antik Pers ve Hint Geleneklerinin Etkisi
İslam siyaset düşüncesi, kökeni itibarıyla Kur’an-ı Kerim’in adalet, liyakat ve istişare ilkelerine dayanır. Ancak İslam coğrafyasının hızla genişlemesi ve antik medeniyetlerle kurulan temas, bu duru suyun mecrasını değiştirmiştir. Özellikle Emevi ve Abbasi dönemlerindeki tercüme faaliyetleri, sadece teknik bilgiyi değil, aynı zamanda Antik Pers ve Hint dünyasının "mutlak otorite" odaklı siyaset felsefesini de İslam toplumuna taşımıştır. Bu durum, Hz. Peygamber (s.a.v.) ve Râ

Dr.Aliosman Dağlı
7 gün önce


Ehli Sünnet ve Şia Arasındaki Temel Farklılıklar
İslam dünyasının tarihi ve itikadi dokusunu anlamak, yalnızca bir inanç sistemini tanımak değil, aynı zamanda medeniyetlerin yönünü tayin eden fikir ayrılıklarını da kavramayı gerektirir. Bugün İslam dünyasına baktığımızda karşımıza çıkan iki büyük ekol olan Ehli Sünnet ve Şia, temel meselelerden uygulamadaki farklılıklara kadar geniş bir yelpazede birbirlerinden ayrılmaktadır. Bu ayrılıkların merkezinde ise ilahi ilmin mahiyeti, otoritenin kaynağı ve tarihin nasıl okunması g

Dr.Aliosman Dağlı
13 Oca


Rıza-ı İlahi
Rahmân ve Rahîm olan Rabbimizin adıyla… Âlemlerin Rabbine (c.c.) nihayetsiz hamd; âlemlerin efendisine, âline ve ashabına nihayetsiz salât ü selâm olsun. O sultanlar sultanının ahlâkı ile ahlâklanmış cümle ehl-i imana rahmetler olsun. İlâhî rıza; cümle âlemin Hâlıkı, eşi ve benzeri olmayan, yani Subhân olan Rabbimizin (c.c.) kulundan hoşnut olması, onu sevmesi ve ona muhabbet etmesidir. İşte yaratılış gayesinin kulluk olduğu bilincine ermiş bir müminin yegâne gayesi bu rızaya

Osman Altıkulaç
11 Oca
bottom of page
